Besinler Sağlıklı Beslenme

DİĞER KARBONHİDRATLAR

DİĞER KARBONHİDRATLAR

DİĞER KARBONHİDRATLAR

Glikojen; İnsan ve hayvan vücudunda bulunurlar. Kolaylıkla glikoza dönüşür. En çok karaciğer, adale kasları ve diğer dokularda bulunur. Kuru mayada da vardır.

Bileşik     Karbonhidratlar;    vücut  tarafından yapılmaktadır.  Dışarıdan  yiyeceklerle alınmalarına    gerek  yoktur.  En önemlileri mükopolisakkaritler    ve kan   grubu polisakkaritleridir.

 
   

Mükopolisakkaritler; Esas yapı taşları amino şeker ve üronik asitlerdir. Dokuların esas öğelerindedir.

 
   


Kan grubu polisakkaritleri

Bunlar eritrositlerde, salyada, mide salgısında ve diğer salgılarda bulunurlar.

Proteinlerle birleşerek A, B,

O, Rh ve eritrositlerin diğer antijenlerini oluştururlar. Böylece kan grupları ve tipleri ortaya çıkar.

KARBONHİDRATLARIN KAYNAKLARI

 

Karbonhidratlar bitkilerde, havadaki karbondioksitle

topraktan alınan suyun yeşil

yapraklardaki

klorofil pigmenti

aracılığıyla ile güneş ışınları sayesinde birleşmesiyle oluşur.

 

Karbondioksit + Su + Güneş Işığı à Glikoz (C6H12O6) + Oksijen

Glikoz ve früktoz meyvelerdeki monosakkaritlerdir. Şeker pancarında bunlar birleşerek sakkaroz şeklinde bulunurlar.
Olgunlaşmış tanelerde glikozlar nişasta şeklinde birleşmişlerdir.
Bitkinin koruyucu dokusu olan sellüloz ve benzeri polisakkaritler vardır.
Glikojen ise hayvan dokularındaki glikozların birleşmiş halidir.
Nişasta, bitkinin uzun süreli enerji kaynağıdır.
Hayvanın uzun süreli enerji deposu yağdır.
Glikozla, galaktozun birleşmesi ile sütün laktozu oluşur.

KARBONHDİRATLARIN VÜCUTTA KULLANILMASI

SİNDİRİM

SİNDİRİM

Monosakkaritler

Sindirimde bir değişikliğe uğramazlar.

Disakkaritler;

İnce barsaklarda disakkaridaz enzimleri vardır. Bunlar disakkaritleri hidrolize ederek yapı taşları olan monosakkaritlere ayırırlar.

Nişasta;

qSindirimi biraz daha kademelidir.

qAğızda çiğneme ile yiyecekler parçalanmakta, şekerler ile nişasta ve glikojen serbest hale gelmektedir.

q Tükrük bezi salgısında bulunan pityalinin içindeki amilaz enziminin etkisi ile nişasta ve glikojen bir miktar parçalanmakta, dekstrin oluşmaktadır. Bunun için ortamın alkali olması gerekmektedir.

qİnce barsaklardan salgılanan pankreas tarafından salgılanan amilaz enzimi nişastaları oligosakkaritlere ve disakkaritlere parçalar. Daha sonra bunlar disakkaridaz enzimleri ile monosakkaritlere ayrılır ve emilirler.

DİSAKKARİTLER

                                                                       Laktoz                                 Galaktoz+Glikoz

                                                                      Sakkaroz                            Früktoz+Glikoz

MaltozGlikoz+Glikoz

POLİSAKKARİTLER

Pityalin……Amilaz(Alkali ortam)

İ.B…………..Amilaz

Glikoz K.C. ‘ de ve kaslarda Glikojen olarak depolanır.

BARSAKTAN (duodenojejunal bileşke) MONOSAKKARİT OLARAK EMİLİRLER

 
   
DİĞER KARBONHİDRATLAR
DİĞER KARBONHİDRATLAR

Nişastanın sindirimi fiziksel durumuna göre değişir. Pişmiş ve ezilmiş besinlerdeki nişasta, çiğ ve taneler olarak yenene göre daha kolay sindirilir.
Amilozun, amilopektine oranı arttıkça nişastanın sindirimi güçleşir.
Patates ve muzdaki nişasta çiğken sindirilmez.
Patates nişastası taze piştiğinde hızla sindirilirken, soğuduktan sonra sindirimi yavaşlar.
Tahıl nişastası baklagil nişastasına göre daha kolay sindirilir.
Lipit ve proteinle birlikte yenen nişastanın sindirimi daha yavaştır.

Nişastanın sindirimi şeker hastaları için önem taşır.
Yavaş sindirilen nişasta kan şekerini hızlı yükseltmez.
Taze pişmiş patates, beyaz ekmek, pişmiş ve ezilmiş pirinç, şekerler kan şekerini hızlı yükseltirler.
Sindirilmeyen nişasta kalın barsağa geçerek bakteriler tarafından parçalanır. Sindirimden kaçan nişasta «dirençli nişasta» olarak bilinir.

Oligosakkaritler ve nişasta olmayan polisakkaritler;

  • Bunların a-glukan türünde olanlar sindirilir. Çoğunluğu bu yapıda olmadığından sindirim enzimlerine dirençlidirler fakat barsak bakterileri tarafından parçalanırlar. Bunların bakterilerce fermentasyonu sonucu açığa çıkan kısa zincirli yağ asitleri kana emilerek metabolize olurlar.
  • Bunlardan asetik asit insanda enerji kaynağı olarak kullanılır.
  • Propiyonik asit hayvanlarda glikoza dönüşebilir, insanlarda metabolik yol saptanmamıştır.
  • Bütirik asit kalın barsak hücreleri tarafından metabolize olarak hücre çoğalmasını düzenler. Bu özelliğinden dolayı kalın barsak hücrelerinin kanser hücrelerine dönüşmekten koruduğu bildirilmiştir.
  • Kalın barsaktaki fermentasyonun diğer etkisi bakteri çoğalmasını uyarmak ve sindirim aygıtında oluşan artıkların hızla dışarı atılmasını sağlamaktır.

EMİLİM

qSindirim son ürünleri glikoz, früktoz, galaktoz gibi monosakkaritler, ince barsak mukozlarından basit diffüzyon ve enerji gerektiren aktif taşınma ile kana karışırlar.

qAktif taşıma, kısa zamanda kana geçmesini sağlar.

qMonosakkaritlerin genelde hepsi emilir.

qMonosakkaritlere parçalanamayan di,oligo ve polisakkaritler ise kalın barsağa geçerler.

qİnce barsak hücrelerinde problem varsa emilme olmayabilir.

qBesinler nişasta olmayan polisakkaritleri ve diğer posa bileşenlerini çok içerirse emilim azalır.

Monosaccharides, the end products of carbohydrate digestion, enter the capillaries of the intestinal villi.

Stepped Art

Fig. 4-11, p. 110

METABOLİZMA

  • Glikoz, galaktoz ve früktoz enerji kullanılarak fosfatlanıp aktif duruma gelirler. Kullanılan bu enerji ATP’nin parçalanmasıyla sağlanır.
  • Galaktoz, enzim aracılığıyla glikoz fosfata dönüşür. Glikoz fosfat da

glikojen haline geçerek karaciğerde ve kaslarda saklanır. Buna “glikogenesiz” denir.

  • Eğer kandaki glikoz miktarı azalırsa; glikojen, glikoz fosfat haline

dönüşür ve enerji için kullanılır. 12 –

18 saatlik açlık sonunda glikojen deposu boşalır. Buna

“glikogenolisiz” denir.

  • Glikoz fosfat, enzim aracılığıyla früktoz fosfata dönüşür.
  • Bundan sonra früktoz her iki uçtan fosforlanır ve aktif duruma gelerek 2’ye ayrılır.
  • Gliserolaldehit ve dihidroksiaseton fosfat oluşur. Ayrı yollardan bir çok tepkimeden sonra piruvik aside dönüşür.
  • Piruvik asit, bir keto asittir. Aynı zamanda metabolizmada kilit öğedir.

Glikojen veya glikozun bu şekilde piruvik aside

yıkımına “glikolisiz” denir.

Piruvik asit değişik ortamlarda değişik şekillerde metabolize olur:

  1. Anaerobik ( oksijensiz) koşullarda laktik aside çevrilir. İnsan vücudunda glikozun kaslarda kullanılması ile laktik asit oluşur. Buradan laktik asit kan yoluyla karaciğere gider. Karaciğerde tekrar glikojene çevrilir. Buna “cori siklusu” denir.

2. Mayalarda etil alkole dönüşür. Bu olaya “fermentasyon” denir.
  1. Aerobik koşullarda asetil CoA’ya dönüşür. Asetil CoA, oksalik asit ile birleşerek sitrik asidi oluşturur ve Krebs siklusuna girer. Sonucunda ise enerji, CO2 ve H2O oluşur.

Bir molekül glikozdan 38 ATP sentezlenir.

 
   

  • Enerji harcaması yeterli değilse, asetil CoA’lar birbiri ile birleşerek lipitleri
  • Dihidroksiaseton fosfattan yağların bir parçası olan gliserol de oluşur.
  • Enerji harcaması az oluğu zaman, asetil CoA’lardan yapılan yağ asitleri ile gliserol birleşerek vücut yağı yapılır.
 
   
  • CO2 kanla akciğerlere taşınarak dışarı atılır.
  • Su vücut sıvısına karışır.

• Pentoz-fosfat yoluyla da metabolize olurlar. Bu yolla yıkılan monosakkaritlerden açığa çıkan H2’ler NADP tarafından tutularak NADPH ( lipitlerin sentezinde ve diğer bazı indirgenme gerektiren tepkimelerde) oluştururlar.

KARBONHİDRATLARIN VÜCUTTAKİ İŞLEVLERİ

  1. Vücudun harcadığı enerjinin büyük bir bölümünü sağlarlar. Beyin dokusu enerjisini sadece karbonhidrattan alır.
  2. Eğer gerektiğinden az alınırlarsa, vücutta normalden çok ketonlar ve asitler oluşur. Bu moleküller, vücut sıvılarında asiditeyi arttırır ve kanın alkalitesini azaltır. Ketozis oluşur.
  3. Su ve elektrolitlerin vücutta tutulmalarını sağlarlar.
  4. Proteinin enerji için kullanılmasını önlerler.
  5. Sindirim enzimlerinin etkilemediği dirençli nişasta, nişasta olmayan polisakkaritler, oligosakkaritler ve lignin gibi bileşenler barsakların hareketini arttırarak burada oluşan artıkların dışkı olarak atılmasını yardımcı olurlar.

qBu moleküler diyette az olursa, barsak hareketi azalır ve kabızlık olur.

qBu tür moleküllerin çok alınması da, minerallerin emilimini olumsuzlaştırır.

qNormal olarak günlük enerjinin %55-60’ını karbonhidratlardan,

%10-12’si proteinden,

%25-30’u yağlardan sağlanır.

qEn az 50 g karbonhidrat alınması gerekir, ketozisi önlemek için

qNormal olarak diyette

100-125 g karbonhidrat bulunmalıdır.

 
   

TEKRAR

 
   

 
   

SORULAR

  1. En hızlı enerji sağlayan yiyecek, aşağıdakilerden hangisidir?
  2. Bir dilim ekmek
  3. Yulaflı kek C. Süt Portakal suyu
  4. Karaciğerde depolanan, enerji gerektiğinde glikoza çevrilen yapı hangisidir?
  5. Gliserol
  6. Glikojen C. Protein

Yağlar

  1. Aşağıdakilerden hangisi monosakkarit değildir? A. Laktoz
  2. Glikoz
  3. Galaktoz

Fruktoz

  1. Aşağıdaki besinlerden hangisi karbonhdirat içermez? A. Elma
  2. Yaş pasta
  3. Izgara tavuk

Bezelye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir